Asena Erdinç Studio
ZAMANA YAKALANLAR I
Zamana Yakalananlar Serisi 1 "Yakalanan" Bazı objeler vardır… Maddi değerleri küçüktür ama insan onları yıllarca yanında taşır. Çünkü aslında saklanan şey nesnenin kendisi değil, onun taşıdığı zamandır. Bu eser, son 25 yıl içinde birbirinden tamamen farklı zamanlarda ve coğrafyalarda biriktirilmiş üç parçanın tek bir bedende yeniden doğuşudur. 2002 yılına ait 100.000 liralık madeni para… Artık tedavülde olmayan bir dönemin sessiz tanığı. Bir ülkenin ekonomik hafızası, çocukluk yıllarının cebinde unutulmuş ağırlığı. Gerçek bir marangoz arısı… Doğanın karanlık ve kusursuz mimarlarından biri. Bir zamanlar yaşayan, hareket eden, ses çıkaran bir varlığın artık donmuş hâli. Ve şişe formundaki küçük çikolata parçaları… İnsanın çocukluğundan beri mutlulukla bağ kurduğu o tanıdık his gibi. Bir kutu açıldığında paylaşılan sevinç, kısa süren ama akılda kalan tatlı anlar, zaman geçse bile hafızadan silinmeyen küçük mutluluklar… Şimdi ise eriyip kaybolmak yerine bu yapının içinde yeni bir hafızaya dönüşmüş durumdalar. Bu objelerin hiçbiri rastgele seçilmedi. Her biri yıllarca saklandı. Çünkü bazı şeyler çöpe atılamaz. İnsan bazen bir anıyı atmaya kıyamadığı için bir nesneyi saklar. Eserin merkezindeki yapı bu yüzden bir “koruma” değil, bir “yakalanma” hissi taşır. Şeffaf ve yeşilimsi epoksi katmanları; örümcek ağı, eriyen cam ve zamanın kendisi arasında bir yerde durur. Katmanlar farklı zaman aralıklarında döküldü, ters süzülerek kendi doğal akışına bırakıldı ve kürlenme sürecinde kontrolün bir kısmı bilinçli olarak malzemeye teslim edildi. Ortaya çıkan form planlanmış değil; oluşmuş bir formdur. İnsan ilk baktığında ne gördüğünü anlayamaz. Yaklaşır. İnceler. Detayların içine çekilir. Çünkü bu eser yalnızca bakılan bir obje değil, keşfedilen bir hafızadır. 375 gramlık bu parça; zaman, rastlantı, kayıp, biriktirme dürtüsü ve unutamama hissinin fiziksel hâlidir. Bu sanat eseri tektir. Aynısı yeniden üretilemez.